Ürün Hikayelerimiz

Bildiğiniz gibi evimizde çöp kovamız yok. Ekolojik besleniyor, ekolojik temizleniyor, tek kullanımlık plastikler kullanmıyoruz. Yıllarca bazı ürünlere ihtiyaç duyduk. Ya yurt dışından aldık, ya tanış üreticilerimize yaptırdık. Biz ihtiyaç duyuyorsak, herkes duyar dedik ve yol gösterici olmayı hedefleyerek üreticileri tanıtmaya, ürünleri anlatmaya, bulamadığımız ürünleri üretmeye başladık. İşte “bulamadığımız bu nedenle biz üretelim o zaman” dediğimiz ürünlerimizin birkaçının hikayesi.

Çelik ürünler

Çelik pipet

Yıllar öncesinde Belçika gezimizde çok beğenerek aldığımız, yıllardır mutlulukla kullandığımız çelik pipeti, önceleri Avrupadaki Zero Waste mağazaları sayesinde onların üreticilerin tedarik ettik. Bir süre sonra iyi kalite çeliğe ve bu işi yapabilecek üreticileri tanıdığımız için ülkemizde üretmek istedik. Çelik ürünlerimiz için çalıştığımız üreticimize, kendi çelik pipetimizi gösterdik ve hadi yapalım, dedik. Bu ürünü kimse almaz, dedi. Sen yap biz parasını vereceğiz, dedik. Yok, hayır. Başka bir üreticimize gittik, o da ürüne güvenmedi. Kendimize başka üreticiler aramaya başladık. Ürüne güvenen üretici bulamadık. Umudumuzu kaybetmedik; ama üretim işini rafa kaldırdık. O sıralar pipetle gezip herkese gösteriyor, yaptırma umudunu içimizde yaşıyorduk. Salihli’de bir akşam yemeğinde Utku’nın annesi Tahir Ustaya gösterin, o yapar, dedi. Aldı bizi bir heyecan. Ertesi gün koştuk, yanına gittik. Tahir Usta, Utku’nun annesinin makinelerine bakan, sadece makinelere bakmayan, elinden her iş gelen, zihni sinir üreticilerden biri. Ki zihni sinir üreticilerimiz, canımız. 

Tahir Usta, pipete bakar bakmaz “Ne güzel şey, hemen yapalım” dedi ve gerçekten hemen yaptı. İlk pipet olmadı, açıyı tutturamadık. Yılmadık, biz kez daha denedik, sonra bir kez daha. Ve sonunda ideal açılı pipeti ürettik. Ülkemizin ilk çelik pipetini üretme mutluluğu yaşıyoruz. Pipetleri elimize aldığımızda, Salihli sokaklarında koşmak istedik. Biraz koşmuş da olabiliriz, neşeyle dolan kız çocukları gibi. 

Çelik pipet burada.

Çelik dil temizleyici

Dil temizleyici yıllardır kullandığımız bir ürün. Ülkemizde çelik dil temizleyici olmadığı için, plastik olanlarını kullanıyorduk. Fransa’dan gelen bir arkadaşımız siz seversiniz, diyerek bize çelik bir dil temizleyici getirmişti. Sevmek ne kelime, bayılmıştık. 

Ekolojik Dönüşüm yolunu alırken, madem çelik pipeti yaptı, çelik dil temizleyiciyi zaten yapar dedik ve Tahir Usta’ya elimizdeki dil temizleyiciyi götürdük. Bu ürünü de beğendi ve hemen yaptı. Dedik ya zihni sinir üreticilerimiz, canımız. Ülkemizin ilk çelik dil temizleyicisini de üretmenin haklı mutluluğunu yaşadık.

Çelik dil temizleyici burada

Fırçalar

Pipet fırçası

Çelik pipetimizi ürettik, neden pipet fırçamızı da üretmeyelim ki?, dedik. Elbette ki, plastik kıllı fırçalar yerine, kullanım ömrünü tamamladıktan sonra kompost edilebilir ve atık bir madde istedik. Tanıdığımız tüm fırçacılara gittik. Ya ürüne güvenmediler, ya az miktarda yapmak istemediler, ya da zaten bize uygun bir ürün öneremediler. En sonunda fırça profesörü Fikret Usta ile oturduk anlaştık. Farklı uzunlukta ve farklı yerel kıllarda alternatifler üzerinde çalıştık. Çok gittik, geldik. Tamam bu kez oldu dediğimiz her defasında, olsun, bir de şöyle deneyelim dedik. En sonunda ideal uzunluktan keçi kılından pipet fırçamızı ürettik. Fikret Usta bizi o kadar iyi anladı ki, bize yerel ve atık ham maddeler önerdi. Yumuşaklığı itibariyle keçi kılı kazanan oldu. Ülkemizin ilk pipet fırçasını da böylelikle üretmiş olduk. 

Pipet fırçası burada.

Biberon fırçası, bulaşık fırçası, sebze fırçası, at kılı fırça

Yurt dışında çokça örneği olan fırçaları ülkemizde üretmek istiyorduk. Uzun yıllardır doğal lifli fırçalar kullandığımız için, uzunluk, açı ve ham madde itibariyle en iyi olanını biliyorduk. Diğer fırçaları da birlikte doğru yumuşaklıkta kıl ile ürettik. Dedik ya, Fikret Usta bizi anladı ve mümkün olduğunca atık, yerel, doğal ve ürüne özel yumuşaklıkta kıllar önerdi bize. Zihni sinir üreticilerimizi çok sevdiğimizi söylemiş miydik?

Biberon/şişe fırçası burada.

Pamuk ürünler

Manisa bezi

Manisa bezi belki de başlangıç noktalarımızdan birisi oldu. Kendi aramızda neler yapabiliriz, diye konuşurken, yerel bezleri kullanmanın kıymeti ve gereğini konuşuyorduk. Salihlili Utku, Kadıköylü Aydan’a Manisa bezinden bahsetmeye başladı. Aydan her kentli gibi arama motoruna Manisa bezi yazdı. Karşısına çıkan sonuçlardan hoşuna gitmemiş olacak ki, yüzünü buruşturup telefonu kapattı. Utku da, bu tepki karşısında arama motoruna Manisa bezi yazdı ve Aydan’a hak verdi. Çünkü karşısına çıkan ilk görseller dallı güllü masa örtüsü, runner örnekleriydi. Biz kentlier ne zaman runner kullanmayı bıraktık, o zaman Manisa bezi gibi yerel bezler hayatımızdan çıktı. Halbuki pamuk, keten, ipek gibi doğal liflerden yapılan kumaşlar her yerde kullanılırdı. Üstelik sentetik olmayan kumaşları geçirgenliği sayesinde koku yapmaz, el dokuması kumaşlarsa liflerin yapışmaması sayesinde yüksek emiciliğe sahiptir. Yerel bezleri kentlilerin hayatına yeniden sokmalı, hak ettiği kıymeti vermelerini sağlamalıydık. Manisa bezinden nitelikli ve günlük ürünler yapmaya böyle karar verdik. Serpil Hocanım’a gittik, ne istediğimizi anlattık; ne istediğimizi anladı ve çalışmaya başladık. Birlikte çalıştığımız kadın üreticilerimizle aramızdaki şahane köprüyü sağlıyor o günden beri. 

Gıda ve kavanoz boneleri, bakliyat torbası, bento bag, mendil, ince bebek örtüsü, bebek tulumları böyle çıktı.

600 yıllık Manisa bezinin hikayesi burada.

Atölye Feri

Manisa bezi, Buldan bezi, Ödemiş ipeği derken bizimle her bir ürün üzerinde ayrı ayrı çalışan üreticilerle iletişim kuran, yıllardır hayalini kurduğumuz atölyesini kuran Ayfer Hocanım. Kumaş kahve filtresi yapmak istediğimizi söylediğimizde bir kumaştan denedi, olmadı; başka bir kumaş, olmadı; bir başkası. Sonunda bulduğunda dosyasını açtı; kalıbını, kumaş örneğini koydu, ölçülerini yazdı. Çay keselerimizde ise, her pamuk üründe olduğu gibi, ipliğin ıslanması nedeniyle zorlanması sorununu yaşıyorduk, bu zorlanma ürünün ömrünü kısaltıyordu. Ürünü daha sade ve daha kullanılabilir tasarlarken, bize de dedi ki “Kese, bardağın içine düşmesin diye ağırlık koymak lazım, Nazarköy’de aldığımız cam boncuklarını deneyelim.” Ve atık camlardan yapılan, zehirsiz renklendirilen nazar boncuklarıyla şahane bir çay kesesi ürettik. Hemen kalıp, kumaş örneği ve ölçüler, dosyayı kapattı.

Düzenli, iş bitirici ve fikir annesi olduğu kadar zihni sinir de. (:

Yün ürünler

Biz sadece kendi çöpümüzle ilgilenmiyoruz, gönüllü yaptığımız çalışmalar ile tüm gezegenin çöpünü azaltmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda gönüllü olduğumuz gıda ağlarında üreticilerin sürecini de yakından takip ediyoruz. Hem atalık buğday üretimi yapan üreticilerimizin yaptığı koyun yetiştiriciliğinden arta kalan yünlerin çöp olmasına, hem de tüketicinin sentetik tekstil ürünlerine boğulmasına gönlümüz razı değildi. Atık yünlerden iplik aradık. Çok kolay bulabiliriz sandık, bulamadık. Dağ köylerine kadar gittik; yün bulmak ne kadar kolaysa, iplik bulmak bir o kadar zordu. En sonunda Manisa’nın bir köyünde yün ipliğimizi bulduk. Devamını bulmak zordu; ancak bir yerden başlamak gerekiyordu. İpliği aldığımız gibi önce bebişleri sarıp sarmalamak istedik ve yün bebek battaniyesi yaptık. Paylaşır paylaşmaz, çok güzel geri dönüşler aldık. Elimizdeki ürünler hemen tükendi. Ne yapsak da devamını bulsak, derken canımız Seda’mız kendisinin de yün eğirdiğini anlatan bir mesaj attı. Gencecik bir tekstil mühendisi İstanbul’da yün eğiriyordu, üstelik bu işi yapmak istiyordu. Tanışır tanışmaz hayaller kurduk, hayallerimizi de geç olmadan gerçeğe dönüştürdük. Şimdilerde sevdiğimiz işinini nasıl hakkıyla yaptığını bildiğimiz üreticilerden yünleri alıp yıkayıp tarayıp iplik haline getiriyoruz. Deneme ürünleri yapmaya devam ettiğimiz gibi, herkese kolayca ulaşabilmek ve köpürmeyen kabak lifine köpüren bir alternatif yapmak için yün lifi yaptık ve yine siz çok sahiplendiniz. Şimdilerde farklı ürünler yapıyor, gıda atıklarıyla renklendiriyoruz. Bir zihni sinir üreticimiz daha. (:

Bebek battaniyesi burada. Yün lifi burada.

Anlatsak, daha çok hikaye var. Sadece ürün ürettiğimiz üreticilerimiz değil, yaptığı işi hakkıyla yapan tüm üreticilerimizle birlikte hayal kura kura ilerliyoruz. Daha güzel günler için taşın altına elimizi sokuyoruz. Hep birlikte yapıyoruz. Sağ olun, var olun.

Sevgi ve dayanışmayla,

Ekolojik Dönüşüm