Mikroplastikler Nedir? Nasıl Oluşur?

Mikroplastik Nedir?

Mikroplastikler, 5 mm’den küçük petrokimya ürünü plastiklerdir. Bazı mikroplastikler gözle görünen küçük cisimler olmakla birlikte, çoğu gözle görünemeyecek kadar küçüktür. Araştırmalara göre, denizlerdeki plastiğin %90’dan fazlası mikroplastiklerden oluşmaktadır.

Denizlerdeki Mikroplastikler

WWF’nin yaptığı araştırmaya göre, Akdeniz’e en çok plastik akıtan ülkenin Türkiye olması üzücüdür. Aynı rapora göre Akdeniz’deki atıkların %95’ini plastik maddeler oluşmaktadır.

Greenpeace’nin ülkemizde yaptığı araştırmaya göre incelenen balıkların yüzde 44’ünde, kırmızı karidesin yüzde 18’inde ve midye dolmaların yüzde 91’inde mikroplastik bulunmuştur. Balıklardaki, karideslerdeki ve midyeleri mikroplastiklerin 13 farklı polimer tipinde olduğu, en fazla bulunan polimer tiplerinin ise tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılanlar olduğu tespit edilmiştir. Denizlerdeki plastiğin %80’inin karadan geldiği tahmin edilmektedir.

Sofra Tuzundaki Mikroplastikler

Çukurova Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu’nun ülkemizde satılan deniz tuzu, kaya tuzu, göl tuzundan oluşan 16 farklı sofra tuzunda yaptığı araştırmaya göre sofra tuzlarının 16’sında da mikroplastikler çıkmıştır. Deniz ve göllerden sonra, kaya tuzunda da mikroplastiklere rastlanması havada da mikroplastiklerin olduğunu göstermektedir. 

Mikroplastikler Nasıl Oluşur?

Mikroplastikler, sert ve parlak yüzeyi nedeniyle sabunlarda, peeling ürünlerinde, saç jölelerinde, duş jellerinde, diş macunlarında, temizlik ürünlerinde kullanılmak üzere endüstriyel olarak üretilirler. Ponza taşı, kayısı çekirdeği gibi doğal alternatifleri olmasına rağmen maliyet gibi nedenlerle üretici markalar tarafından mikroplastik kullanımı tercih edilmektedir. Bazı ülkede kullanımı yasalarla yasaklanmış olmasına rağmen; birçok ülkede üretimi ve tüketimi hala serbesttir. 

Mikroplastikler, kozmetik ve temizlik endüstri için üretildiği gibi farklı fiziksel, kimyasal ve biyolojik koşullarla oluşabilmektedir.

Zaman ve sıcaklık ile plastik parçalardan kopan mikroplastikler yiyecek ve içeceklerimize bulaşmaktadır. İçi plastik, dışı karton olan karton bardaklarda içilen kahve, pet şişede bekleyen su, streç filme sarılı peynir yoluyla mikroplastiklere maruz kalmaktayız. 

Ayrıca besin zinciri ile tüketilen gıdalarlarla da mikroplastikleri vücudumuza almaktayız. Örneğin plastik kirliliğinin yoğun olarak görüldüğü denizlerde yaşayan deniz canlılarının vücutlarında görülen mikroplastikler besin zinciri ile soframıza gelmektedir. 

WWF’nin yaptığı araştırmaya göre, yetişkin bir birey bir haftada yaklaşık bir kredi kartı büyüklüğünde mikroplastik yemektedir. Son araştırmalar göstermektedir ki, insan dışkısı hatta anne sütünde mikroplastik bulunmaktadır. 

Mikroplastiklerden Neden Kurtulmalıyız?

Özellikle deniz canlılarının plastiklere takılıp veya plastikleri yutarak zarar gördükleri tespit edilmiştir. Ülkemizde balina, yunus, kuş ve deniz kaplumbağaların hayatını plastikler nedeniyle kaybederek karaya vurması sıklıkla haberlere yansımaktadır. Plastiklerin yanı sıra, mikroplastiklerin petrokimya türevi olmaları nedeniyle kimyasal etkileri de olmaktadır. Tehlikeli kimyasal sınıfına giren plastikler üretim zincirine girerek deniz ve karadaki canlı hayatını doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Sistematik olarak toprağa temas eden mikroplastiklerin toprağı zehirledikleri ve biyoçeşitliliğe zarar verdiği gözlemlenmiştir. Mikroplastikler besin zincirine girerek insan sağlığını da olumsuz etkilemektedir. 

Peki Çare Nedir?

Çare geri dönüşüm mü? 

Petrokimya türevi plastikler, onlarca farklı yapısı olan polimerlerdir. Her bir plastiğin yapısı, kullanım alanı, geri dönüşüm süreci farklılık göstermektedir. Geri dönüşüm, plastik polimerin yapısına, tüketicinin kullanımına, geri dönüşüm tesisi sayısına, yerel yönetimlerin atık politikasına, atık maddelerin toplanma ve lojistik organizasyonuna göre değişmektedir. Ülkemizde tüketimi karşılayacak sayıda ve hacimde geri dönüşüm kapasitesi ve bazı plastiklerin geri dönüşümü için uygun tesis bulunmamaktadır. Ülkemizde geri dönüşüm oranı, yukarıdaki belirttiğimiz farklı nedenlerle yalnızca %4’tür. Peki geri dönüşüm oranını %4’ten %100’e çıkartmak mümkün müdür? Bu oranı %100’e çıkartmak teorik ve pratik olarak yukarıdaki nedenlerden dolayı mümkün görünmemektedir. Geri dönüşüm, mikroplastiklerin ve makroplastiklerin oluşumuna engel olmamakta; ham madde olarak yeniden kullanılmasını sağlamaktadır. 

Her ne kadar bazı plastiklerin geri dönüşümü kolay görünse de, geri dönüşüm tesisine ulaştırma, tesiste işleme süreci enerji harcanmasına neden olmaktadır. 

Aynı zamanda petrokimya türevi plastik ürünü en fazla iki kez geri dönüşebilmektedir, her bir geri dönüşüm aşamasında da daha az nitelikli bir ürüne dönüşmektedir. Örnek vermek gerekirse, pet şişe geri dönüşerek ancak polyester ipliğe yani polyester tişörte dönüştürebilir. 

Plastiksizlik mümkün mü?

Geri dönüştürüldüğünden emin olarak, plastik ürün kullanmak yerine, plastik ürünlerden vazgeçmek, üretilmesine neden olmamak gerekmektedir. Dünyadan örneklerinde görüldüğü gibi tek kullanımlık plastiklerin ülkelerin yasaları çerçevesinde yasaklanması gerekmektedir. Tek kullanımlık plastiklerin üretilmesi ve tüketilmesinin önüne geçerek plastik kirliliğinden önemli ölçüde kurtulmamız mümkündür. 

Tek kullanımlık plastik üretim ve tüketiminin ülkeler bazında engellemesinin yanı sıra, tüketicilerin özellikle tek kullanımlık plastiğe hayır demesi, önemli bir adımdır. Tek kullanımlık plastikler yerine kumaş bez çanta, karton bardak yerine kişisel kahve termosu kullanmak, tek kullanımlık plastik kaşık-çatal yerine çelik kaşık-çatal kullanmak önemli adımlardır. Islak mendil, pipet gibi tek kullanımlık plastiklere reddetmek de, plastik kullanımını dolayısıyla da üretimine engel olmaktadır. 

Denizlerdeki mikroplastiklerin önemli bir kısmı aşınarak kopmaktan kaynaklanmaktadır. Örneğin çamaşır makinesinde yıkanan polyester bir tişörtten veya bulaşık makinesinde yıkanan plastik kaptan kopan mikroplastikler atık sularla denizlere ulaşmaktadır. Tek kullanımlık plastiklerin kullanımını sıfırlamanın yanı sıra, çok kullanımlık plastiklerin kullanımını en aza indirmekte yarar vardır.

Sevgiyle,

Ekolojik Dönüşüm