Atık Yün, Çöp Olmasın

Buğdayla Koyun, Gerisi Oyun

Buğdayın ana yurdu Anadoludur. Bu nedenle yerel buğdayların bir kısmı atalık türlerdir. Yani dünyanın buğdayı coğrafyamızın buğdaylarından çoğalmıştır. Ülkemizde hala daha kavılca, şahman, kirik, siyez, kızılca, üveyik, sarı buğday gibi atalık ve yerel türler yetiştirilmektedir. 

Buğday üreticiliğinin kardeşi koyun yetiştiriciliğidir. Buğday üretiminde koyun gübresi verimliliği artırır, daha fazla buğday hasatı yapılmasını sağlar. Buğdayların ise koyunların mide ve bağırsaklarındaki sorunların giderilmesine iyi geldiğine çalışmalar var.  “Buğdayla koyun, gerisi oyun” ata ve ana sözümüzün nedeni budur.

Koyun ve keçiler baharın ve güzün olmak üzere yılda iki kez kırkılmak zorundalar. Aksi halde hareket kabiliyetlerini kaybederler, uyuz gibi onları rahatsız eden rahatsızlıklara yakalanırlar.  Yabani koyun ve keçiler yıllar yıllar önce dağa taşa sürtünerek yünlerinden kurtulurlarmış. Kırkılma işlemi tıpkı biz insanların saçını kesmesi gibi, acısız bir işlemdir. Dünyada acılı kırkma işlemi olduğunu duysak da, henüz ülkemizde karşılaşmadık, hatta üreticilere bunu sorduğunuzda nedenini anlamadıklarını kolayca anlayacağınız mimikler jestler serisi ile sizi karşılıyorlar. 

Koyun ve keçisini kırkan üretici, kırkılan yünü satmak ister elbette; ancak üretici yünü yıkamayı bilir, ne yün para eder. Üretici yünü için “Al yeter ki götür” der; çünkü elindeki yünü imha etmesi gerekir. İmha için ülkemizde en çok başvurulan iki yöntem: yakmak ve gömmektir. Yakma sonucunda çıkan gazlar, gömmek sonucunda yağ, protein, keratin gibi maddeler, aslında yararlı olabilecekken, yoğunluk nedeniyle zarar verirler. Yani yünü imha etmek hava ve toprağa, ekolojik dengeye zarar verir.

Ülkemizde yaklaşık 30 cins koyun ve keçimiz var. Büyük baş hayvancılığın aksine daha fazla et ve süt vermesi için ithal cinslerle değiştirme yerine, hala kendi yerel ırklarını koruyorlar. Hatta melez cinslerin dışında saf ırklarla da karşılaşabiliyoruz. Ancak belki de son dönemlerini yaşıyorlar, sahip çıkmazsak tıpkı büyük baştaki gibi daha fazla et ve süt veren cinsler için ellerinden çıkaracaklar. 

*

Sadece atık malzemenin kazanımı değil, kaliteli bir ham madde

Ülkemizin yerel cins koyun ve keçilerinin yünleri çok şanslıyız ki uzun liflere sahip yünler. Uzun lif demek, kaliteli yün demek. Belki de bu noktada kaliteli yünden ne anlamadığımdan bahsetmeliyim. Yün iyi bir yalıtım malzemesidir. Yün bir kazağı hem kışın hem yazın giyebilirsiniz. Kulağa ilginç geliyor değil mi? Yazın yün kazak giymek. Sıcaklığı yalıtan bir malzeme, vücut sıcaklığını neden yalıtmasın. Aynı yalıtkanlık özelliği tarımda da toprağı örtmekte kullanılıyor, nemi ve fazla suyu üzerinde tutuyor, aynı zamanda ısıyı dengeliyor. Peki bu özellikleri mimaride neden kullanılmasın. (Hayalini kurmaya başladık bile.)

Yün iplik, yün mü?

Elbette hatırlatmakta fayda var: Piyasada yün iplik diye satılan ipliklerin içinde ortalama %30-40 yün var, gerisi akrilik, yani sentetik lif. Etiketinde bu bilgi yazmak zorundadır. 

Bir taraftan da üretici / yetiştirici al git yeter ki, deme noktasındayken, saf yün iplik ve bu iplikten yapılan giyim eşyaları yüksek rakamlara satılmakta, ulaşılabilirliği düşmektedir. 

*

Yün eğirme, bir anı olmuş

Ekolojik Dönüşüm olarak kıymetli bir ham madde olan yünün atık olarak gözden çıkarılmasına göz yummak istemedik. Sürecin en sonundan en başına gitmek istedik, ancak iplik halindeki yünde tıkandık. Manisa’da halı ve kilim için dokunan az miktarda yünü aldık; ancak devamını bulmakta epey zorlandık. Çünkü eğiren kimseyi bulamadık. Herkesin annane / babannelerine dair anılarında yün eğirdikleri var; ama yün eğirme yani yünü iplik haline getirme işi sadece bir anı olarak kalmış. Kentte bulmamızın mümkün olmadığını biliyorduk, taşraya bakındık; orada da yoktu. Elbette köye sorduk soruşturduk, köylerce gezdik. Batıdan doğuya sorduk, yok. 

-tu. Artık bulduk. Üstelik kentte, üstelik gencecik bir kadın. Elimizdeki  kirman ve tarakların dışında, ailemize de sorduk. Ekolojik üretim yapan üreticilerimizden yünlerimizi aldık, denemelere başladık ve gördü ki yün eğirmek çok kolaymış. Biz kirmanı elimize alır almaz muntazam olmasa bile iplik yaptık.

*

Tekirdağ’da atalık şahman buğdayı üretimi yapan Tarla Mera’dan Zerrin ve Mustafa’nın ve Konya’da atalık kızılca buğdayı üretimi yapan Oğuzhan’ın gübresini kullandığı koyunların yünlerini aldık. İstanbul’da Her Nevi İğ’den Seda’ya bu yünleri ulaştırdık. Günlük kullanıma uygun ürünler tasarladık. 

Tekstil sektörü karanlık bir kuyu

Yahu üreticiler yünü elden çıkarmaya çalışıyor, yün eğirmek için sadece bir kirmana ihtiyaç var, yün eğirmek de çok kolay. Neden akrilik karşımlı iplikleri alıyoruz? İşte burası tekstil dünyasının karanlığı. Kolay ulaşılabilen, ucuza alınan her şeyin arkasında sömürü olduğu gibi tekstilde de büyük sömürü düzeni var. Sıradan bir kazağın ambalajlanması, dikilmesi, kesilmesi, tasarlanması, dokunması, ham madde üretimi öyle karanlık bir kuyu ki. Her bir aşamanın farklı bir kıtada yapıldığını dahi söyleyebiliriz. Moda denen, tarz sahibi olmayan herkesin düştüğü kabus, zaten hepsinin asıl nedeni. Giyip giymeyeceğimizden emin olmadığımız kazak, elbise, ayakkabıları bile almaya o kadar alıştık ki. 

Güzel günler yakın

İlk yün ipliklerimizi bulduğumuzda, bir süre aşkla okşadıktan sonra ne yapabileceğimizi düşündük. Hepimizin en çok korumak istediklerinden başlamak ve bebek battaniyesi yapmaya karar verdik. Zehirli kimyasal renklendirici ve ağartıcı da olmayan yün bebek battaniyelerimizin alt kısmına Manisa bezi geçirdik. Yün bebek battaniyemizi çok sevdiniz. 

Sentetik maddelerden yapılan bulaşık süngerleri hem üzerinde kötü bakteri biriktirir, hem de kullanım ömrü tükendikten sonra tekstil kumbarasına atılarak imha edilmesi gerekir; çünkü tehlikeli atık sınıfındadır. Sevdiklerini ve gezegenini koruyan kişiler bulaşık süngeri yerine kabak lifi kullanırlar; ancak bir süre kullanan bilirler ki kabak lifleri köpürmez. 

Kabak liflerine eşlikçi olarak tasarladığımız yün lifi sabuna ve bulaşık temizleyicisine sürtüldüğünde köpürür ve kolay bir bulaşık yıkama sağlar. Şöyle kolaylıkla anlatabiliriz: yün lifi bulaşık süngerinin sarı tarafı, kabak lifi koyu yeşil tarafı gibidir. Her iki lif de uzun süre kullanılır, kullanıldıktan sonra kompost edilebilir. Tekstil kumbarasına atmanıza gerek kalmaz, tehlikeli atık değildir. Hatta yün lifi söküp yeniden örebilirsiniz. 

Şimdilerde yünden ve yün iplikten yeni ürünler çıkarıyoruz. Çorap, hırka yeni ürünlere çalışırken, bir taraftan kurutma topu gibi enerji tasarrufu sağlayacak ürünler geliştiriyoruz.  

Tekstil ürünlerimizi gıda atıklarıyla renklendiriyoruz. Kabuk, sap gibi gıda atıklarını çöp olmaktan, giysileri zehirli kimyasallara maruz kalmaktan kurtarıyoruz. 

Yeni ürünlere çalışırken bir taraftan da, yün eğirmeyi öğrenmek isteyen kişilere ulaşıyoruz. Kirmanını getiren arkadaşlarımızda çalışmaya başladık. Bundan sonraki hedefimiz, ahşap üretici üreticilerimizde kirman üretmesini isteyerek kirmanı olmayan kişilere kirman sağlayarak, yeni bir iş edinmek isteyenlere ulaşmak, hatta bir atölye kurmak. Yünün yıkandığını, tarandığı, eğrildiği bir atölye. Böylelikle unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı hatırlamaya devam edeceğiz. 

Bize hep destek oldunuz. İlgilendiniz. Hatırladınız. Anlattınız. Bizimle heyecanımızı yaşadınız. Çok teşekkür ederiz. Sizi seviyoruz. 

Ekolojik Dönüşüm Ekibi

Nisan, 2020